23-02-2024 06:18

50 Yıllık Müzik Tarihi: Gür Akad

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 05/12/2022
.stripslashes($urun->baslik).

Hazırlayan: Ensar Gerçek

Ibanez Gitar Türkiye endorseri olan Gür Akad, müzik camiasında ‘Nöbetçi Gitarist’ olarak bilinen bir isim. “Türkiye’de yıllarca eşlik etmediğim yıldız kalmadı ama ne uzadım ne de kısaldım” diyen, böylesi mütevazı, çok büyük bir rock sanatçısını kaleme alıyor olmanın sevinci tarifsiz çünkü 9 yaşından beri bugünü bekliyorum:) Kendisine soru falan hazırlamadım... O, yıllar içinde tüm soruların cevabını bizlere verdi zaten. Benim burada yapmak istediğim; müzikle uğraşan, uğraşmak isteyen genç nesle Gür Akad’ın müziğe hangi şartlarda nasıl başladığını ve bugüne dek neler yaptığını anlatmak. Gür Akad, bir müzik tarihidir, rock tarihidir. Tarih belgelerle anlatılır, benim de elimde çok sağlam belgeler var. Çocukluğumdan beri tedavi olmayı reddettiğim, iyi huylu bir hastalığımdır Gür Akad sevgisi.

EUROVISION-1986

Bu bağımlılığın sendromları 9 yaşımda başlıyor. Sene 1986, Eurovision şarkı yarışmasında Türkiye’yi temsil eden Klips ve Onlar’ın ekibi sağlam. Gür Akad, Derya Bozkurt, Sevingül Bahadır ve Emre Tukur’un yer aldığı grupta ikinci kadın vokal olarak Candan Erçetin var. Bu saydığım isimler o günlerde benim için hiçbir şey ifade etmiyor, tanımıyorum kimseyi. Dedim ya çocuğum… Akşam yarışma var, mahallede ikinci renkli televizyon bizim evde. Ayıptır söylemesi, markası Normende:) Komşular bizde toplanmış, ev adeta tribün. Tek kanal var, TRT1. Evde çaylar, kekler, meyveler hazır; yılbaşı kutlar gibiyiz. Eurovision şarkı yarışması başladı başlayacak. Şarkının ismi ilgimi çekiyor... Okulda öğrendiğim kuyruklu yıldız olsa gerek. Bir de bakkaldan aldığım, o çok sevdiğim pastanın adı: Halley! Sözler İlhan İrem’e, müzik Melih Kibar’a ait. Şarkının adının Halley olmasının ayrı bir anlamı daha var. Halley kuyruklu yıldızı, güneş sistemine en son 1986 yılında girmiş… Yani yarışma ile aynı yılda. Neyse, bizim evde nefesler tutuldu, çıt yok. Türkiye sahnede, Klips ve Onlar’a kilitlendik.

BEYNİME İŞLEDİM

Yemin ederim, o günden hafızamda kalan tek şey Gür Akad’ın elindeki elektro gitar ve onun enstrümanını çalma stili. Elektrikli gitarı sanki o gün ilk defa görmüşüm gibi büyük bir hayranlık duygusu… Gür Akad’ı ve elektro gitarı, orada kalbime ve beynime işledim. Tabii bu arada unutmadığım bir şey daha var Derya Bozkurt’un vatkalı beyaz takımıyla ayakta davul çalması da çok ilgi çekiciydi:) Gür Akad, o akşam gitarıyla attığı soloyla herkesi şaşırtarak Eurovision tarihinde bir ilke imzasını attı. Yarışmanın sonucunda 9’uncu oluyoruz ve bu, o zamana kadar aldığımız en büyük Eurovision başarısı. Bu sonuç, ülkemizde büyük bir coşkuyla kutlanıyor.

LAMBALI RADYO

Gelelim, Gür Akad’a… 1958, İstanbul Yeldeğirmeni doğumlu. Gür Akad’ın, 5 yaşındayken evindeki lambalı radyosunda Beatles’dan dinlediği ’Can’t Buy Me Love’ parçası; bizlerin bugünkü Türk rock ve popüler müziğinde duyduğumuz harmonilerin ortaya çıkması ve çoğu müzisyenin elektro gitar tekniklerinde hayallerine ulaşmasını sağlayan adımların atılması demekti. Gür Akad’a göre müziği bulan adamlardı, Beatles. O yıllarda Gür Akad’ın müzikte iki büyük şansı vardı. Birincisi, içinde Zeki Müren, Müzeyyen Senar, Mozart, Bethowen, Bach, Rolling Stones ve The Shadow’u dinlediği lambalı radyosu; ikincisi ise ağabeyi Bora Akad. Gür Akad’ın gitarla ilk denemeleri, Galatasaray Lisesi’nde yatılı okuyan abisinin evde bıraktığı akustik gitarı araklamasıyla başlamış. Bora abi, “Eve gelen arkadaşlarımla müzik yapmaya başladığımda -ki bunlardan biri Özkan Uğur’du- Gür hemen yanımıza gelerek, dikkatle neler yaptığımızı izlerdi” diyor. Mucit yönü de olan Gür abinin, abisinden arakladığı akustik gitarın sapını kırıp elektrikli gitar yapmayı denediğini ve denemelerin sonunda gitarsız kaldığını da unutmadan ekleyelim :)

İLK ELEKTRO GİTAR

Gür Akad’ın, lambalı radyodan sonra ikinci müzik kutusu, Bora Akad’ın Fransa’dan getirdiği pikap oluyor. “Bir yandan sabahtan akşama kadar Beatles, YES ve Pink Floyd dinler, bir yandan da bunları gitarla çalmaya uğraşırdı. Günde 4-5 saat çalışıp mutlaka şarkıyı çıkarırdı” diyor abisi. Gür abi, ilk müzik çalışmalarına 1975’te tanıştığı Levent Candaş ve Orhan Erişir ile beraber Fenerbahçe Kulübü’nün yelken odasında başladı. Daha sonra özellikle Levent Candaş ile sıkı dostluğu, profesyonel anlamda sahne ve konser çalışmalarına dönüştü. Yol arkadaşlıkları birçok projede devam etti. Elektro gitarı ise 1980’lerde çalmaya başladı. 1960’lar ve 70’lerde Amerikan ve İngiliz rock’undan, özellikle de solo gitarcılardan etkilendi. İlk elektro gitarını alışını şöyle anlatır: “David Gilmour’un (Pink Floyd) bir gitarı vardı. Dergilerden falan bakardık, bir Fender Stratocaster. Rahmetli Barış Manço ile bir tane bulduk. 66 model, nefis bir makine. Sevgili Bahadır Akkuzu ve eniştemin maddi katkılarıyla onu almıştım, ilk gitarım odur.”

TINA TURNER İLE DÜET

Sahneye ilk defa 1983’te Sinan Kurtul’un kurduğu White Cheese adlı grupla, Enis Fosforoğlu Tiyatrosu’nda çıktı. Sinan Kurtul’un Amerika’ya gitmesiyle grup dağılınca,  aynı yıl ilk grubu olan Klips’i kurdu. 1986 yılında, Klips, Onlar grubu ile birlikte Eurovision’a katıldı. 1987’de Klips ve Onlar olarak Halley isimli albümü yaptılar. Albümün bir yüzü Klips’e, diğer yüzü ise Onlar’a aitti. Ayrıca Gür abi, Pepsi reklamında Tina Turner ile birlikte oynamış, ünlü şarkıcıyla düet yapmış ilk ve tek Türk sanatçıdır. Ne yazık ki bu reklamın ne video kaydına ne de bir görseline ulaşabildim. İki sene önce kaydı bulabilmek için TRT’nin arşiv müdürlüğü ile yaptığım görüşmede, kaydın arşivlerinde olmadığını öğrendim. Gür Akad, 1991 Eurovision şarkı yarışmasında İzel, Can Uğurluer ve Reyhan Karaca’nın seslendirdiği ‘İki Dakika’ adlı şarkıya, Murat Çimenli ve Levent Candaş ile birlikte eşlik ederek Türkiye’yi ikinci kez temsil etti. Uzun yıllardır müzikle iç içe olan Gür Akad, bu süre içinde Asım Can Gündüz, Barış Manço, Sezen Aksu, İlhan İrem, Ajda Pekkan, Erkin Koray, Çelik, Sibel Tüzün, Pentagram, Badluck, Tarkan, Halil Sezai ve daha birçok sanatçıya vokal yapıp gitar çaldı.

HER ZAMAN ROCK

Gür abi bu müzik döngüsünde isim ve tarz ayırmadan bir çok müzik türüne ve müzisyene ışık ve sevgi olmuştur. Işık ve sevgiden bahsedince, üstat İlhan İrem’in 90’lardaki sound’unun belirleyici isimlerinden biri olan gitarist de Gür Akad’tır. Kiminle çalarsa çalsın, hep ruhundaki ‘rocksound’unu dışa vurdu. Kendisine özgü gitar tekniğiyle başta Yavuz Çetin olmak üzere pek çok genç müzisyene ilham kaynağı oldu. Kurtalan Ekspres üyesi olarak 1988’de Barış Manço’ya, 2002’de de Cem Karaca’ya gitarıyla eşlik etti. 2000-2002 yılları arasında Grup Destan’a katılarak Karadeniz türkülerini rock sound’uyla yoğurdukları bir Anadolu rock albümü çıkardı. Daha sonra Egoist grubuyla kısa bir süre konserler verdi. Gür Akad, “Pop çalan bir rock gitaristinin kulağı kirlenebilir ama ben kimin arkasında çalarsam çalayım hep rock çaldım. Bunu birçok insan anlamadı belki ama ben yıllarca hep rock sularında gezindim. Eşlik ettiğim tüm şarkılarda geniş rock armonileri kullandım” diyor. Bunun en iyi ispatlarından biri, Tarkan’ın ‘Aacayipsin’ albümündeki ‘Biz Nereye’ parçasının, Gür Akad solosu olsa gerek. Bu solodan sonra dünyanın ekseni kaydı. 2020’ye bağlamayacağım, hakikaten öyleydi.

TÜRKİYE’DE BİR İLK

2010-2012 yıllarında Kurtalan Ekspres’e solist ve gitarist olarak tekrar dahil oldu. ‘Göğe Selam’ albümünde, hem gitarıyla hem de Cem Karaca için yaptığı, kendi maxi single’ında da yer alan ‘Cem Abi’ adlı şarkısıyla yer aldı. İki yıl boyunca tüm konserlerde gitar çalıp vokal yaptı. 2011 yılında, fikrini 90’lı yılların sonunda Alpay Şalt ve Cem Köksal ile birlikte oluşturduğu Gitarizma projesini başlattı. Projede iki gitarist (Gür Akad ve Cem Köksal) sabit, üçüncü gitarist ise değişmek üzere; davulda Alpay Şalt, bas gitarda Çağatay Ateş, klavyede Mert Topel yer alıyordu. Türkiye’de bir ilk olan bu projede bugüne kadar Serdar Öztop, Cenk Eroğlu, Okan Ersan, Hakan Şavklı, Mesut Uğurel gibi önemli gitaristler yer aldı. Türkiye’nin birçok şehrinde ve Kıbrıs’ta konserler verdiler. Gür Akad’ın bir diğer albümü de ‘Kayıp Kelimeler Krallığı’. Gür abinin çok değerli müzisyen dostları Zafer Şanlı, Mert Topel ve Bilge Candan’dan oluşan Sekans 4 grubu bir gün sohbet ederken, ortaya ellerindeki besteleri kaydetme fikri çıkıyor. Aranjeleri yapılıp içlerinden geldiği gibi çaldıkları parçalar kaydedilerek bir albüme dönüşüyor. Gür Akad, “İçimizdeki sözle ifade edemediğimiz duyguları enstrümanlarımızla anlattığımız bu albümün adını ‘Kayıp Kelimeler Krallığı’ koyduk” diyor.

DEĞERLİ GRUPLAR:

Yol Arkadaşları

İsim babası Cem Karaca olan, onun şarkılarını en iyi yorumlayan, ‘Kundalini’ ve ‘Televizyon Ülkesi’ teklileri ile tanıdığımız ‘Yol Arkadaşları’ grubu Gür Akad, Mahmut Özen, Zafer Şanlı, Barış Göker, Aydın Şeref gibi değerli isimlerden oluşuyor.

Gür Akad Band

Gür Akad’ın gitar ve vokal olarak başında olduğu; Bilge Candan, Çağatay Ateş, Cem Gürel ve Barış Göker’den oluşan grup, 70’ler ve 80’ler rock müziğini devam ettiriyor. Müzikte elektrogitar, davul, bas ve klavye sound’unu seven Gür Akad, ‘Kadıköy sound’ kültürünün oluşmasını da sağlayan isim.

Rock Sanat

Rock severlere türk sanat müziğini biraz şakayla ve hiç duyulmayan aykırı bir sound’la sevdirme projesidir. Devrimci bir proje olan grupta Gür Akad, Tunç Arkan ve Can Güney isimlerini görmekteyiz.

İYİ Kİ VARSINIZ…

Yazıma son vermeden önce şunu ifade etmek isterim: Rock müzisyenleri, insanın hayatına yol olur arkadaş olur, aydınlık fikirler verir. Cebindekini sonuna kadar paylaşır. Karşılıksız sever. Ben yabancı müzik dinlemenin günah olduğunu düşünen bir mahallede doğdum. Bildiğin dedikodu ve yobazlığın kulaktan kulağa oynandığı bir yerdi... Ama onların oyununda olmadım ve olmayacağım çünkü ben rock aşısını 9 yaşında olmuştum. Gür Akad ve arkadaşları sayesinde. İyi ki varlar.

NASIL ARANDI: #kocaeli # kocaelilife # kocaelinindergisi # kocaelidergisi # dergilik # müzik # sanat # gür akad

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.